← Okuma planı

5 / 46 · Matta 4, Luka 4-5 · 13 dk

Çölde galip gelen, günahkârlara giden

Bugün okuyacağın bölüm: Matta 4, Luka 4-5. "Doğuş ve başlangıç" döneminin son günü — İsa'nın açık hizmetinin nihayet başladığı gün. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.

Arka plan

Son birkaç günde İsa'nın bu dünyaya gelişini, büyüyüşünü ve vaftiz edilişini gördük. Bugün tüm o hazırlık sona eriyor; İsa artık halkın karşısına çıkıp kamusal hizmetine başlıyor.

Ama başlamadan önce bir eşik var: çöl denemeleri. İsa, Kutsal Ruh tarafından çöle götürülüyor, kırk gün oruç tutuyor ve sonunda İblis tarafından deneniyor. Burada derin bir örtüşme var: İsrail halkı da çölde kırk yıl geçirmişti; bu süre boyunca sürekli Tanrı'ya güvensizlik gösterip tökezlediler. İsa tam da onların düştüğü o yerde duruyor. İblis'in sunduğu üç ayartı — acıkınca hemen doyur, kendini kanıtlamak için aşağı atla, bana tap ve dünyayı sana vereyim — karşısında İsa her seferinde Kutsal Yazı'dan yanıt veriyor (üçü de Yasa'nın Tekrarı'ndan — Yas 8:3; 6:16; 6:13). İsrail'in yenildiği o denemeleri İsa kazanıyor. İblis'in saldırısının neyi hedeflediğine de dikkat et: "Tanrı'nın Oğlu'ysan" (Matta 4:3) — birkaç gün önce gökten "Sevgili Oğlum" diye ilan edilen o kimlik üzerine kuşku gölgesi düşürmeye çalışıyor.

Denemeleri geçen İsa Celile'ye dönerek hizmetine başlıyor. Matta bunu Yeşaya'nın uzun yıllar önce bildirdiği sözün ("Karanlıkta yaşayan halk büyük bir ışık gördü") yerine gelmesi olarak görüyor (Matta 4:14-16; Yeşaya 9:1-2). Celile, o dönemde Yeruşalimlilerin hor gördüğü, farklı ulusların bir arada yaşadığı bir taşra bölgesiydi. İşte tam o karanlık taşrada ışık parlamaya başlıyor.

Bu ışığın ne olduğu Nasıra havrasında açıkça ortaya çıkıyor (Luka 4). İsa, memleketi Nasıra'nın havrasında Yeşaya 61. bölümü açarak okuyor: "Rab'bin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara Müjde'yi iletmek için meshetti. Tutsaklara serbest bırakılacaklarını, Körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için, Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak ve Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için Beni gönderdi." (Luka 4:18-19; Yeşaya 61:1-2) Sonra kitabı kapatıp şunu söylüyor: "Dinlediğiniz bu Yazı bugün yerine gelmiştir." (Luka 4:21) Yani, "Bu sözde bahsedilen kişi benim" diyor. İnsanlar ilk başta hayran kalıyor. Ama İsa bir adım daha atıyor. Eskiden Tanrı'nın İlyas'ı açlık çeken İsraillilere değil Sayda bölgesindeki Sarefat'ta yaşayan dul bir kadına gönderdiğini (Luka 4:25-26), Elişa'nın iyileştirdiği cüzamlının da İsrailli değil Suriyeli Naaman olduğunu hatırlatıyor (Luka 4:27). Tanrı'nın lütfu yalnızca 'bize' ait değil, 'onlara' da akıyor demekti bu. O an hava tersine dönüyor. Az önce hayran kalan memleket halkı öfkeyle İsa'yı kentin dışına sürüp uçurumdan aşağı itmek istiyor. Lütfun kendi sınırlarını aşıp 'onlara' da ulaşmasını insanlar kaldıramıyor.

Ardından gelen Luka 5. bölüm, İsa'nın krallığının gerçekte nasıl göründüğünü ortaya koyuyor. Bütün gece hiç balık tutamamış balıkçı Petrus'a İsa ağları atmasını söylüyor; tekneler batacak kadar balık doluyor. Bu gücün karşısında Petrus diz çöküp şunu söylüyor: "Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlı bir adamım." (Luka 5:8) İsa ise uzaklaşmak bir yana, tam da o günahkârı çağırıyor: "Bundan böyle balık yerine insan tutacaksın." (Luka 5:10) Sonra kimsenin el sürmediği bir cüzamlıya elini uzatıp dokunuyor. Normalde cüzamlıya dokunmak kişiyi dinsel anlamda kirletirdi; ama İsa dokunduğunda tersine adam temizleniyor. Pislik İsa'ya geçmiyor; O'nun temizleyici gücü bu çaresiz adama yayılıyor. Son olarak herkesin nefret ettiği vergi görevlisi Levi'yi (Matta'yı) öğrencisi olarak çağırıyor ve günahkârlarla aynı sofrada oturup yemek yiyor. İtirazlar yükselince İsa şöyle diyor: "Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var. Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim." (Luka 5:31-32)

Okurken şuna dikkat et

Okurken iki şeye dikkat et.

Birincisi, İsa'nın nasıl galip geldiğine bak. O, İblis'i güçle ezmiyor. Acıkınca, sarsıldığında, kısa yolun cazibesinin karşısında — yalnızca Tanrı'nın sözüne tutunup Baba'ya güvenerek kazanıyor. Hep tökezlediğimiz tam o yerde İsa, 'gerçek Oğul' olarak sonuna kadar itaat ediyor. İblis'in "bana tap" demesine karşılık İsa'nın "Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk edeceksin" diye kesin yanıt verdiği sahneye de dikkat et (Matta 4:10) — O, başından sonuna tek bir Tanrı'ya yöneliyor.

İkincisi, İsa'nın kimin yanına gittiğine bak. Hizmetinin en başından beri yönü hiç değişmiyor — taşra Celile'ye, yabancı uluslara, günahkâr Petrus'a, kimsenin dokunmadığı cüzamlıya, herkesin nefret ettiği vergi görevlisine. İşte İsa'nın müjdelediği ve temellerini attığı krallık budur. Başarılı, temiz ve 'içeride' olan için değil; yardıma ihtiyacı olduğunu bilen kişiye kapı açılıyor. Bu yüzden 'Ben içerideyim' diyen memleket halkı öfkelendi; 'Ben günahkârım' diyerek diz çöken Petrus ise çağırıldı. Bugün okurken İsa'nın yöneldiği o tarafa doğru yürü.

Bir dakika duralım. İblis, kendisine tapması karşılığında bütün dünyayı vaat ettiğinde, İsa şöyle karşılık verdi: "Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk edeceksin" (Matta 4:10). Yalnız tek olan Tanrı'ya tapınma düşüncesi, pek çok kişiye hiç de yabancı değildir. İsa Mesih'in bizzat kendisinin, bu gerçeğe herkesten daha sıkı sarıldığını ve hayatını buna göre yaşadığını göreceksin.

Aklında taşıyacağın sorular

Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.

  1. İsa, acıkma, sarsılma ve kısa yolun cazibesinin karşısında kendi gücüne değil Tanrı'nın sözüne tutundu. Acil ve zor anlarda sen önce neyi tutarsın — hızlı çözümleri mi, yoksa Tanrı'yı ve O'nun sözünü mü?

  2. Nasıralılar, lütfun 'bize' ötesinde 'onlara' da aktığını duyduklarında öfkelendi; Petrus ise 'Ben günahkârım' diyerek diz çöktü. Sen Tanrı'nın lütfu karşısında hangisine daha yakınsın — bunu hak ettiğimi düşünen tarafa mı, yoksa yardıma ihtiyacı olan günahkâr olarak O'na koşan tarafa mı?

Okuma

Şimdi Matta 4 ve Luka 4-5 bölümlerini kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. İsa'nın hizmetinin başlangıç sahneleri olduğu için acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.