Söz'ün gelişi ve müjdeler
Bugün okuyacağın bölüm: Luka 1, Yuhanna 1. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Bugün dört Müjde kitap'tan ikisi birlikte başlıyor. Luka ile Yuhanna aynı İsa'ya iki ayrı pencereden bakar. Luka bir hekimdi ve son derece titiz biriydi; olayları bizzat görüp duyan kişileri tek tek bulup dinledi, sonra hepsini sırasıyla, derli toplu yazdı (Luka 1:1-4). Bu yüzden Luka'nın gösterdiği İsa, tıpkı bizim gibi gerçek bir insan, bu dünyada gerçekten yaşamış biridir. Yuhanna'nın gösterdiği İsa ise Tanrı'nın ta kendisidir. İsa hem tümüyle insan hem tümüyle Tanrı olduğuna göre, O'nun bu dünyaya gelişini bu iki kitapla birlikte açmak çok yerinde.
Luka 1 — Hikâye hiç beklenmedik bir yerden, yaşlı bir çiftle başlıyor: kâhin Zekeriya ve karısı Elizabet. İkisi de Tanrı'nın önünde doğru bir yaşam sürüyordu, ama uzun yıllardır çocukları olmamıştı (Luka 1:6-7) — tıpkı Eski Antlaşma'daki İbrahim ile Sara gibi. İnsanın elinden hiçbir şeyin gelmediği o noktada Tanrı işe koyuluyor. İlginç olan şu: Zekeriya meleğin sözüne şaşırıp hemen inanamadı (Luka 1:18). Belki uzun yıllar dua etmiş ama bir noktada umudu bırakmıştı. Tanrı bu duayı, onun hayal bile edemeyeceği bir yolla — Mesih'in yolunu hazırlayacak bir oğul vererek — yanıtlıyor. Kısa süre sonra melek Cebrail bu kez Meryem'e geliyor. Doğacak çocuk insan gücüyle değil, Kutsal Ruh'un gücüyle gelecek (Luka 1:35); bu yüzden gerçek bir insan olacak ama günahsız doğup günahlıları kurtaracak. Üstelik atası Davut'un tahtını sürdüren, sonsuza dek hüküm sürecek bir kral olacak (Luka 1:32-33). Meryem'in yanıtı çok şaşırtıcı: "Ben Rab'bin kuluyum. Bana dediğin gibi olsun" (Luka 1:38). Bölüm, Meryem ile Zekeriya'nın söylediği iki ezgiyle kapanıyor.
Yuhanna 1 — Yuhanna ise bambaşka bir yerden başlıyor. "Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı" (Yuhanna 1:1). Yaratılış 1'deki "başlangıçta" sözünü hatırlatarak İsa'yı, zaman daha başlamadan var olan Söz olarak tanıtıyor. Sonra en şaşırtıcı cümle geliyor: "Söz, insan olup aramızda yaşadı" (Yuhanna 1:14). Sonsuz Tanrı, zayıf bir bedene bürünüp yanı başımıza geldi ve bizimle birlikte yaşadı. Işık karanlığın içinde parlıyor ve karanlık onu alt edemiyor (Yuhanna 1:5). O'nu kabul edenlere "Tanrı'nın çocukları olma hakkı" veriliyor; bu, soydan ya da insan kararından değil, Tanrı'dan yeniden doğmaktır. Üstelik iman edebilmenin kendisi bile Tanrı'nın bir armağanıdır (Yuhanna 1:12-13). Derken Vaftizci Yahya bir tanık olarak ortaya çıkıyor. İnsanlar "Sen kimsin, yoksa Mesih sen misin?" diye yoklayınca, hiç tereddüt etmeden açıkça konuşuyor: "Ben ışık değilim. Yalnızca ışığı göstermeye geldim." Rab'be ait olan yüceliğe zerre kadar göz dikmiyor. O suyla vaftiz ediyor, ama gelecek olan Kişi Kutsal Ruh'la vaftiz edip insanı yeniden doğuracak (Yuhanna 1:33). Sonra İsa'yı göstererek haykırıyor: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!" (Yuhanna 1:29) — yani bizim günahımızı bizim yerimize üstlenip taşıyacak olan Kişi.
Okurken şuna dikkat et
Okurken Tanrı'nın nasıl biri olduğuna dikkat et. Her şeyden önce Tanrı sözünü tutan bir Tanrı'dır. Yüzyıllar önce İbrahim'e verdiği sözü unutmadı; vakit gelince adım adım yerine getirmeye başladı (Luka 1:54-55). Meryem'in ezgisi, dünyanın düzenini tersine çeviren bir Tanrı'yı övüyor: "Gururluları darmadağın etti, hükümdarları tahtlarından indirdi, sıradan insanları yükseltti" (Luka 1:51-52). Tanrı'nın merhameti yalnızca içten içe üzülmek değil; acı çekenin yanına bizzat gidip onu çekip çıkaran bir eylemdir. Bir de bu büyük kurtuluşa başlarken Tanrı'nın seçtiği kişilere bak — yaşlı ve çocuksuz bir çift, taşralı genç bir kız. Dünyanın "zayıf" saydığı, ama sessizce dua eden bu insanlar aracılığıyla Tanrı kendi amacını gerçekleştiriyor.
Bir de Yuhanna'nın gösterdiği İsa'ya dikkat et. İsa sıradan bir peygamber değildir. Peygamber, Tanrı'nın sözünü alıp ileten kişidir. Oysa İsa Söz'ün kendisidir. "Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi. Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul O'nu tanıttı" (Yuhanna 1:18). Buradaki "tanıttı" sözü, görünmez Tanrı'yı yanı başımızda açıklayıp anlattı demek (bu Grekçe sözcükten, "açımlama" anlamına gelen "exegesis" kelimesi türemiştir). Yani İsa, Tanrı'nın nasıl biri olduğunu bize en net biçimde gösteren Kişi'dir. İsa'yı gören, Tanrı'nın nasıl biri olduğunu görmüş olur.
Bir dakika duralım. Kutsal Kitap'ın İsa'ya "Tanrı'nın Oğlu" demesi, Tanrı'nın biriyle birleşip bir oğul peydahladığı anlamına asla gelmez. Bu söz, Tanrı'nın yetkisini ve karakterini eksiksiz taşıyan, Kutsal Ruh'la gelen Mesih'i — yani bizzat O'nu — anlatır.
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
Zekeriya kendi isteğinden (bir çocuk) çok, Tanrı halkının yeniden ayağa kalkması için dua etmiş gibi görünüyor; Vaftizci Yahya ise Rab'be ait yüceliğe göz dikmeden kendi yerinde durdu. Bu günlerde senin duan ve yüreğin daha çok kendi istediklerinde mi, yoksa Tanrı'da ve O'nun egemenliğinde mi?
-
Meryem, "Bana dediğin gibi olsun" dedi. Eğer İsa gerçekten görünmez Tanrı'yı bize gösteren Kişi'yse, bu gerçek O'nu tanıma ve O'na güvenme biçimini bugün nasıl değiştirir?
Okuma
Şimdi Luka 1, Yuhanna 1 bölümünü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity