Yıldızbilimciler ve Mısır'a kaçış
Bugün okuyacağın bölüm: Matta 2. Kısa, tek bir bölüm. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Dün Luka'nın anlattığı doğum hikâyesinin ardından, bugün Matta hemen sonrasında olanları gösteriyor. Hatırla, Matta'nın merceği Kral olan İsa'dır.
O sıralarda Yahudiye Roma'nın işgali altındaydı ve Roma, o bölgeye kral olarak Büyük Hirodes'i atamıştı. Hirodes büyük bir yapı ustasıydı, ama son yıllarında kuşku ve korkuya öyle kapılmıştı ki tahtını kaybetme korkusuyla kendi oğlunu, hatta karısını bile öldürttü.
İşte Hirodes'in sarayına, uzak doğudan yıldızbilimciler (yıldızları inceleyen bilginler; Pers ya da Babil taraflarından oldukları sanılıyor) gelir. "Yahudiler'in Kralı olarak doğan çocuk nerede? Yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik" derler. Telaşa kapılan Hirodes, başkâhinleri ve din bilginlerini çağırıp Mesih'in nerede doğacağını sorar; onlar da hemen "Beytlehem'de" diyerek Mika 5:2'yi gösterirler. Ama bu peygamberlik sözünü ezbere bilen bu adamlardan hiçbiri Beytlehem'e gidip bakmaz bile. Tersine, Hirodes'in işine yararlar. Oysa uzaktan gelen yabancılar yalnızca bir yıldız görüp aylarca yol katetmişlerdi. Hirodes ise korkudan titrese de yalan söyleyerek, "Bulunca bana da haber verin, ben de gidip O'na tapınayım" der. Niyeti o çocuğu ortadan kaldırmaktı.
Yıldızın yol göstermesiyle yıldızbilimciler sonunda (artık bir-iki yaşında olan) çocuk İsa'yı bulur, yere kapanıp O'na tapınır ve armağan olarak altın, günnük ve mür sunarlar. Eski yorumcular bu armağanların anlam taşıdığını söyler — altın bir krala, günnük Tanrı'ya sunulur; mür ise O'nun ileride çekeceği acıyı ve ölümü ima eder. Sonra Tanrı bir düşte yıldızbilimcileri Hirodes'e dönmesinler diye uyarır; Yusuf'a da çocuğu alıp Mısır'a kaçmasını söyler. Öfkeden kuduran Hirodes, Beytlehem'deki iki yaş ve altındaki bütün erkek çocukları öldürtür, ama İsa'nın ailesi çoktan oradan ayrılmıştır. Hirodes ölünce aile geri döner ve Nasıra'ya yerleşir.
Matta bütün bu sahnelerde eski peygamberlik sözlerinin yerine geldiğini tekrar tekrar gösterir (Mika 5:2'deki Beytlehem, Hoşea 11:1'deki "Oğlumu Mısır'dan çağırdım" gibi). Tıpkı eskiden İsrail'in Mısır'dan çıktığı, bebek Musa'nın katliamdan kurtulduğu gibi — İsa o hikâyeyi yeni baştan yaşıyor. Ailenin en sonunda yerleştiği "Nasıra" adlı kasabanın adı bile anlamlıdır. O dönemde Nasıra hor görülen bir taşra kasabasıydı; "Nasıralı" demek küçümseyici bir sözdü (Yuhanna 1:46). Mesih'in hor görüleceğini söyleyen peygamberlik (Yeşaya 53:3) böylece de yerine gelmiş oldu.
Okurken şuna dikkat et
Okurken iki kralı yan yana koy. Bir yanda Hirodes var: korkuya teslim olmuş, tahtını korumak için bebekleri bile öldüren sahte bir kral. Öbür yanda İsa var: gücüyle zorla el koyan değil, en aşağıya inip bir bebek olarak gelen ve sonunda kendini feda edecek olan gerçek Kral. Dünyanın kralı ile Tanrı'nın Kralı işte böyle farklı.
Bir de O'nu kimin tanıdığına dikkat et. Din bilginleri, Mesih'in Beytlehem'de doğacağını tam olarak biliyordu. Ama bu bilgi, bir adım atmaya dönüşmedi. Kutsal Kitap'ı bir "inceleme konusu" olarak biliyorlardı, ama "uyulması gereken bir söz" olarak görmüyorlardı. Buna karşılık uzak yabancı diyarlardan gelen yıldızbilimcilerin ellerinde tek bir yıldızdan başka bir şey yoktu, yine de aylarca yürüyüp yere kapandılar. Bilmek ile yürümek farklı şeylerdir. Ve İsa'nın daha baştan yalnızca Yahudiler'in değil, bütün ulusların Kralı olduğunu Matta bize böyle usulca gösteriyor.
Bir de Tanrı'nın nasıl koruduğuna bak. Düşlerle, meleklerle, bir yıldızla — yıldızbilimcileri, çocuğu ve aileyi korur. Ama yanlış anlama: Tanrı'nın koruması, "başına hiç kötü bir şey gelmez" demek değildir. Çünkü bu çocuğun canını koruyan aynı Tanrı, yaklaşık otuz yıl sonra aynı Oğul'u çarmıha teslim edecektir. Tanrı'nın koruması, başına ne gelirse gelsin O'na güvenip kendini bırakabilirsin demektir.
Bir dakika duralım. Doğudan gelen yıldızbilimciler ne Yahudiydi ne de Kutsal Yazılar'ı biliyorlardı; yine de bir yıldızın ardından uzun bir yol kat edip çocuk İsa'nın önünde yere kapanarak O'na tapındılar (Matta 2:1-2, 11). Tanrı, insanın hangi ülkede büyüdüğüne ya da hangi geçmişten geldiğine bakmaksızın, kendisini içtenlikle arayan herkesi sevecenlikle kendine çeker. Belki şu an bu satırları okuyan sen de, bir rastlantıyla değil, işte böyle adım adım O'na yönlendiriliyorsundur.
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
Hirodes, bir şeyi kaybetme korkusuyla her şeyi denetlemeye çalışırken sonunda zalimleşti. Senin de elinden alınacak diye sımsıkı tuttuğun bir şey var mı? Alçakgönüllülükle gelen gerçek Kral'ın önünde bu korku nasıl değişebilir?
-
Din bilginleri Mesih'in nerede olduğunu tam bildikleri halde gitmediler; yabancı yıldızbilimciler ise az şey bilmelerine rağmen uzun bir yol yürüdüler. İsa senin için şu an "bilinen bir bilgi" olarak mı kalıyor, yoksa "yola koyulan bir adım" mı oluyor?
Okuma
Şimdi Matta 2 bölümünü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity