Görkeminde Beliren Oğul, Vadiye İnen O
Bugün okuyacağın bölüm: Matta 17, Markos 9. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
İsa dün ilk kez acı çekip öldürüleceğini söylemişti. Bu ağır sözden altı gün sonra İsa, yanına yalnız Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı alarak yüksek bir dağa çıkar. Ve onların gözü önünde görünümü değişir — yüzü güneş gibi parlar, giysileri ışık gibi bembeyaz olur (Matta 17:2). Normalde gizli kalan ilahi görkemi, kısa bir an için perdesini aralamış gibidir. O anda Eski Antlaşma'nın en büyük iki kişisi, Musa'yla İlyas belirir ve İsa'yla konuşurlar. Musa Kutsal Yasa'yı, İlyas peygamberleri temsil eder — bütün Eski Antlaşma'nın en başından beri bu kişiyi işaret ettiğini gösteren bir andır bu.
Petrus bu andan öyle etkilenir ki üç çardak kurmayı önerir — her biri için bir tane. Ama daha sözünü bitirmeden, Baba Tanrı buluttan seslenir: "Sevgili Oğlum budur, O'ndan hoşnudum. O'nu dinleyin!" (Matta 17:5). Üç kişiyi aynı seviyede tutmaya çalışan Petrus'un önerisini, gökten gelen ses düzeltir. Ne Musa ne İlyas — yalnızca İsa "Sevgili Oğul"dur. Sonra Musa'yla İlyas kaybolur, geriye yalnızca İsa kalır (Matta 17:8).
Dağdan indiklerinde onları bir kargaşa bekliyordu. Bir baba, kötü ruha tutulup nöbet geçiren oğlunu getirmiş, ama öğrenciler onu iyileştiremeyince ortalık karışmıştı. İsa, "Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!" deyince, baba hemen feryat eder: "İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!" (Markos 9:24). İman ile imansızlık aynı cümlenin içindedir. İsa bu dürüst haykırışı geri çevirmez, çocuğun içinden kötü ruhu kovar.
Sonra öğrenciler özel olarak sorarlar: "Biz kötü ruhu neden kovamadık?" İsa, "Bu tür ruhlar ancak duayla kovulabilir" (Markos 9:29) der. Öğrencilere kötü ruhları kovma yetkisi çoktan verilmişti (Markos 6:13); ama geçmişteki başarılarına güvenip Tanrı'ya dua ederek yaklaşmayı unutmuş gibiydiler. Gücün kaynağı olan Tanrı'yla bağ kurmadan, yalnızca gücü kullanmaya kalkışmışlardı.
Okurken şuna dikkat et
Gökten gelen sesin neyi "yap" diye buyurduğuna dikkat et — "O'nu dinleyin." Musa'nın (Kutsal Yasa) ve İlyas'ın (peygamberler) üstünde, Tanrı yalnızca Oğul'un sözüne mutlak yetki verir. İsa büyük peygamberlerden biri değil, o peygamberlerin işaret ettiği kişinin ta kendisidir. Dağın tepesinde en son geriye "İsa'dan başka kimsenin" kalmadığı o anı (Matta 17:8) aklında tutarak oku.
Dağdaki görkem ile dağın altındaki vadinin ne kadar iç içe olduğuna da dikkat et. İsa göz kamaştıran görkemin yaşandığı yerde kalmaz; hemen, kötü ruha tutulmuş bir çocuğun çığlık attığı kargaşa dolu vadiye iner. Ve orada, kusursuz bir imanı değil, "İman ediyorum, yardım et" diye kekeleyen bir babanın elini tutar. Sarsılan imanı bile geri çevirmeyen birini göreceksin.
Bir dakika duralım.
Dağda Tanrı, İsa'ya "Sevgili Oğlum" diyor. "Tanrı'nın Oğlu" ifadesi yabancı ya da tedirgin edici gelebilir — sanki Tanrı birini doğurmuş gibi. Ama Kutsal Kitap'ın söylediği "Oğul" bu değil. Ne Tanrı'dan doğmuş bir yaratık, ne de büyük kişilerden yalnızca biri anlamına geliyor. Aksine, tam da bu olay bunu açıkça gösteriyor — Musa'yla İlyas kaybolur, geriye yalnızca İsa kalır. Hepimizin saygı duyduğu iki büyük peygamber, Musa ve İlyas, geri çekilir ve Tanrı'nın "O'nu dinleyin" dediği o tek kişi kalır. Yani "Tanrı'nın Oğlu", Tanrı'nın öz görkemini ve egemenliğini paylaşan, O'na özgü eşsiz bir ilişkiyi anlatan bir unvandır. Peygamberlerin uzun zamandır işaret ettiği kişinin ta kendisi demektir.
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken bu soruları yüreğinde taşı.
-
Senin imanın da "iman ediyorum" ile "imansızlığımı yenmeme yardım et" arasında bir yerde değil mi? Bu dürüst itirafı İsa'ya olduğu gibi açtığın oldu mu?
-
Tanrı'yla bağ kurmak yerine yalnızca kendi tecrübene ya da gücüne dayanarak bir şeyi çözmeye çalışıp, dua etmeyi unuttuğun oldu mu?
Okuma
Şimdi Matta 17, Markos 9 bölümünü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity