Dokunulmayanlara dokunan, günahları bağışlayan
Bugün okuyacağın bölüm: Matta 8 ve Markos 2. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Son günlerde İsa'nın sözlerini duyduk. Dağdaki öğretisinde (Matta 5-7) İsa yetki dolu sözleriyle insanları hayrete düşürdü. Artık İsa öğrettiklerini eylemleriyle kanıtlamaya başlıyor. Matta, 8 ve 9. bölümlerde birbiri ardına mucize öykülerini sıralar; ortak anahtar sözcük tek: yetki. İsa sözüyle otoritesini ilan etti; şimdi eylemleriyle bu yetkinin ne olduğunu gösteriyor.
Matta 8 — Cüzamlıyla başlıyor. Cüzamlılar, Yasa gereği toplumdan dışlanmış kişilerdi; yaklaşanlar bile "Murdar!" diye uyarılmak zorundaydı. Oysa İsa elini uzatıp adama dokunuyor. "İsterim, temiz ol!" (Matta 8:3) — Murdarlık İsa'ya bulaşmadı; O'nun temizliği cüzamlıya geçti. Sıradaki, bir Roma yüzbaşısıdır. Yahudilerin en çok kaçındığı işgal subayıydı; buna karşın İsa, "Ben İsrail'de böyle imanı olan birini görmedim" (Matta 8:10) diyor. İsa'nın yetkisi, soy ya da dini köken ayrımı gözetmiyordu. Uşağını, uzaktan tek bir sözle iyileştiriyor.
Ardından İsa öğrencilerine, "Karşı yakaya geçelim" diyor. 'Karşı yaka', Yahudilerin ömürleri boyunca ayak basmadığı bölgeydi. Yolda büyük bir fırtına çıktı. İsa tek bir sözle fırtınayı dindirdi; ortalık sütliman oldu. Öğrenciler hayretle sordu — "Bu nasıl bir adam ki, rüzgar da göl de O'nun sözünü dinliyor?" (Matta 8:27) Kutsal Yazılar'da suları yöneten yalnızca Tanrı'dı (Mezmurlar 107:29; Yeşaya 50:2). Öte kıyıda ise mezarlık mağaralarından çıkan iki cinli adamla karşılaşıyorlar. Yardım isteyemeyen bu kişilerin içindeki cinler, İsa'nın huzurunda titreyerek bağırdı (Matta 8:29). İsa'nın yetkisi karşısında boyun eğdiler.
Markos 2 — İsa'nın Kefarnahum'da bir evde olduğu duyulunca büyük bir kalabalık toplandı. Felçli bir adam vardı; kendi başına gelemiyordu. Dört arkadaşı onu taşıyarak getirdi; ancak eve girecek yer yoktu. Arkadaşları damı delip açarak felçliyi şiltesiyle birlikte aşağı indirdiler. İsa onların imanını görüp felçliye şunu dedi — "Oğlum, günahların bağışlandı" (Markos 2:5). Bağışlanma, iyileştirmeden önce geldi. Orada oturan din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler — "Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrı'ya küfrediyor! Tanrı'dan başka kim günahları bağışlayabilir?" (Markos 2:7) İsa onların aklından geçenleri anlayıp sordu — "Hangisi daha kolay, felçliye, 'Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa, 'Kalk, şilteni topla, yürü' demek mi?" (Markos 2:9) Ardından felçliye yürümesini buyurdu. Adam hemen ayağa kalkıp yürüdü. İsa, günahları bağışlamaya yetkili olduğunu herkesin gözü önünde gerçekleştirdiği bu mucizeyle kanıtlamıştı.
Ardından İsa, vergi toplama yerinde oturan Levi'yi (Matta'yı) çağırdı. O dönemde vergi görevlileri, halkın gözünde toplumun dışladığı kişilerdi. İsa onunla birlikte sofraya oturdu. Ferisiler bunu eleştirince İsa şöyle dedi — "Ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim" (Markos 2:17). Yeni şarabın yeni tulumlara doldurulması gerektiğini de ekledi. İsa eski dini yamamak için gelmemişti. Yeni bir çağ açıyordu.
Okurken şuna dikkat et
Bugünkü bölümde İsa'nın öncelikle kimin yanına gittiğine dikkat et. Cüzamlı — kimsenin el sürmediği biri. Yüzbaşının uşağı — hiç ummayan, talep bile etmeyen biri. İki cinli adam — yardım isteyemeyen biri. Vergi görevlisi Levi — herkesin sırtını döndüğü biri. İsa bu kişilerin hiçbirinin önce kendisine gelmesini beklemedi. Önce O gitti, önce O el uzattı. Bugünkü bölüme hakim olan temel düşüncedir bu — okurken göreceksin.
Felçli adamın anlatısında bir an dur. İsa'nın iyileştirmeden önce "Günahların bağışlandı" demesi, ardından din bilginlerinin "Yalnızca Tanrı günahları bağışlayabilir" diye içlerinden tepki vermeleri — bugünün özü bu anlatıdadır. İsa bu tepkiyi çürütmedi. Aksine, felçliyi ayağa kaldırarak o yetkiyi fiilen kanıtladı. Bu öykü, İsa'nın kimliği hakkında derin bir ipucu taşıyor — okurken bunu aklının bir köşesinde tut.
Bir dakika duralım. Markos 2. bölümde İsa felçliye günahlarının bağışlandığını ilan edince, din bilginleri içlerinden şöyle tepki verdi — "Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrı'ya küfrediyor! Tanrı'dan başka kim günahları bağışlayabilir?" (Markos 2:7) Bu tepki ilahiyat açısından doğruydu. Günah Tanrı'ya karşı işlenir; dolayısıyla onu bağışlama hakkı da yalnızca Tanrı'ya aittir. İsa bunu reddetmedi. Aksine felçliyi ayağa kaldırarak İnsanoğlu'nun "yeryüzünde günahları bağışlama yetkisi"ne sahip olduğunu (Markos 2:10) fiilen gösterdi. Yalnızca Tanrı'nın yapabileceği şeyi İsa yaptı. Bugünkü bu noktayı aklında tut — ilerleyen günlerde bu soruya tekrar döneceksin.
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu iki soruyu aklında taşı.
-
Cüzamlı, yüzbaşının uşağı, cinli adamlar, felçli — ortak bir şeyleri var. Doğrudan İsa'ya gelemeyecek durumdaydılar. Biri onları getirdi ya da İsa onlara önce gitti. Şu an İsa'ya yönelmekte zorlanıyorsan, bunun nedeni nedir?
-
Din bilginleri "yalnızca Tanrı günahları bağışlayabilir" diyordu; İsa bunu reddetmedi. Bugün okuduğun bölümde İsa'nın kim olduğuna dair ne hissettin?
Okuma
Şimdi Matta 8 ve Markos 2'yi kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity