← Dört Müjde planı
46 günlük yolculuk · 38. günMatta 2410 dk

Kimsenin bilmediği o gün — bu yüzden bugün uyanık kal

Bugün okuyacağın bölüm: Matta 24. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.

Arka plan

Dün Markos 13'te Tapınak'ın yıkılacağına dair İsa'nın sözlerini duyduk. Bugünkü Matta 24 ise aynı günün olaylarını Matta'nın gözüyle daha uzun ve ayrıntılı biçimde aktarıyor. Tapınak'tan ayrılan İsa, Zeytin Dağı'na oturdu; öğrencileri de yalnız olarak yanına geldiler. Yeruşalim'in tamamının ayakları altında göründüğü bu yerde geçen çok samimi bir sohbet bu.

Matta'nın özellikle belirgin kıldığı şey şu: öğrencilerin aslında iki ayrı sorusu vardı. "Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?" (Mat. 24:3). Öğrenciler bu iki olayın aynı anda gerçekleşeceğini düşünüyor gibiydi — Tapınak yıkılınca dünyanın sonu da gelecekti. Ama İsa iki olayı birbirinden ayırt ediyor. Biri tarih içinde gerçekleşecek bir olay, diğeri tarihin sonu.

Tapınak'ın yıkılışı için belirtiler veriyor ve bir zaman çizelgesi çiziyor. Savaşlar, zulüm, "yıkıcı iğrenç şeyin kutsal yerde dikilmesi" (Mat. 24:15) — o zaman Yahudiye'dekilerin kaçmasını söylüyor. Ve şunu ekliyor: "Bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak" (Mat. 24:34). Bu söz MS 70'te eksiksiz yerine geldi. İsa'nın sözleri boşa çıkmadı.

Ama İsa'nın kendi gelişi söz konusu olduğunda çok farklı bir şey söylüyor: "O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez" (Mat. 24:36). Bir soruya belirtiler ve zaman çizelgesi verildi; diğer soruya tarih değil, tutum verildi. Güvenilir ve akıllı köle örneğiyle (Mat. 24:45) biten bu uzun öğretişin tek bir sonucu var: ne zaman olacağını bilmesek de O'nun geleceği kesin — şimdi sana verilen yerde sadık bir şekilde yaşa.

Okurken şuna dikkat et

Bugünkü bölümü okurken ilginç bir karşıtlık göreceksin. Öğrenciler "Ne zaman?" diye sordu; İsa'nın uzun yanıtındaki en belirgin sonuç ise "O tarihi kimse bilmiyor" oldu. Tapınak'ın yıkılışına dair belirtiler bilinebilir, ama İsa'nın gelişinin tarihi yalnızca Tanrı'nın elinde. İsa bu kapıyı kasten kapattı. Ama açık bıraktığı başka bir kapı var: "Uyanık kalın" (Mat. 24:42). Dönüşün tarihini hesaplamak değil, şu an bulunduğun yerde sadık yaşamak — bu İsa'nın asıl buyruğu.

Bir şeye daha dikkat et: İsa'nın anlattığı bu geliş ne kadar kesin ve herkese açık bir olay. "İnsanoğlu'nun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır" (Mat. 24:27). Gizli ya da yalnızca bir azınlığın bildiği bir şey değil. İnsanoğlu'nun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini herkes görecek (Mat. 24:30) ve melekler seçilmişleri dört bir yandan toplayacak. Tapınak'ın yıkılacağına dair söz eksiksiz yerine geldiği gibi, bu söz de mutlaka gerçekleşecek. Bu yüzden bu haber korku değil, müjde. İman edenler için son günler aynı zamanda bir başlangıcın günleri.

Bir dakika duralım.

İslam'da da İsa'nın son günlerde — ahir zamanda — yeryüzüne döneceğine inanılır. Bu ortak inanç, konuşmaya iyi bir kapı açabilir. Ama Kutsal Kitap'ın anlattığı geliş biraz farklı: İsa, bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geliyor (Mat. 24:30); peygamberlerden biri olarak değil, tarihin sonunda herkesi önünde toplayacak büyük Kral olarak. Bugünkü bölümde İsa'nın kendisini hangi yetkiyle konuştuğuna dikkat ederek oku.

Aklında taşıyacağın sorular

Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.

  1. İsa'nın gelişini duyduğunda içinde ilk olarak ne beliriyor — korku mu, umut mu? İsa öğrencilerine korkmamalarını söyledi. Bu söz bugün sana nasıl geliyor?

  2. "Uyanık kalın" buyruğu bugün günlük hayatında nasıl bir şekil alır? Dönüşe hazırlıklı olmak sıradan dışı bir şey değil, şu an verilen yerde sadık yaşamak demek — bölüm bunu nasıl gösteriyor?

Okuma

Şimdi Matta 24'ü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.