Korkusuz ve durmaksızın
Bugün okuyacağın bölüm: Elçilerin İşleri 4-6. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Pentekost günü Kutsal Ruh inince üç bin kişi iman etti. Ama o sevinç henüz dinmeden, kilise ilk sınavıyla yüz yüze geldi. Petrus ve Yuhanna topal bir adamı iyileştirip İsa'yı duyurunca, kâhinler ve Sadukiler onları tutuklatıp hapsettiler. İmanlı sayısı artık beş bini geçmişti ve bu hareket Yeruşalim'in yönetici sınıfı için ciddi bir tehdit oluşturuyordu.
Ama bugünkü bölümde kilise yalnızca dışarıdan gelen baskıyla değil, içeriden çatlayan bir yapıyla da yüzleşir. Kutsal Ruh'un işiyle paylaşımın coştuğu o topluluğun içinde, o görünüşe sahip olmak isteyen bir çift vardı. Hananya ve Safira bir mülk sattı, parasının bir kısmını kendilerine sakladı; ama tamamını sundukları izlenimini vermeye çalıştılar. Kilise büyüdükçe başka bir sorun da su yüzüne çıktı: Yunanca konuşan dullar, günlük yardım dağıtımında gözden kaçırılıyordu.
Bu iki olayı yan yana koyunca ilginç bir tablo çıkar. Biri Tanrı'ya yalan söyleme girişimi olan ikiyüzlülük; diğeri sadece yönetilemeyen gerçek bir sorun. Kilise bu ikisine farklı yaklaşır. Tanrı birincisini ağır biçimde yargıladı; elçiler ise ikinciyi akıllıca bir yapıyla çözdü.
Çözüm, bugünkü bölümün son kısmında geliyor. Elçiler "Ruh'la ve bilgelikle dolu, yedi saygın kişi" seçip (Elç. 6:3) yardım dağıtımını onlara bıraktı; kendileri dua ve Tanrı sözünü yaymaya odaklandı. Bu sadece iş paylaşımı değildi; kilisenin neye öncelik verdiğini ve kime güvendiğini gösteren bir karardı. Bu yedinin biri olan, lütuf ve kudretle dolu İstefanos, burada ilk kez karşımıza çıkıyor.
Okurken şuna dikkat et
Tutuklanıp serbest bırakılan öğrencilerin döndükten sonra ettikleri duaya dikkat et. Tanrı'dan korunma ya da zulmün bitmesini istemediler. "Senin sözünü tam bir yüreklilikle duyurmak için biz kullarına güç ver" diye dua ettiler (Elç. 4:29). Ve 31. ayette Tanrı'nın nasıl karşılık verdiğine bak: "Duaları bitince toplandıkları yer sarsıldı. Hepsi Kutsal Ruh'la doldular ve Tanrı'nın sözünü cesaretle duyurmaya devam ettiler" (Elç. 4:31). Tanrı, rahatlıkla değil yüreklilikle karşılık veren bir Tanrı'dır.
5. bölümdeki Hananya ve Safira olayında ise Tanrı'nın çok farklı bir yönüyle karşılaşırsın. Soğukkanlı ve anlık yargılayan bir Tanrı. Bu olay sert gelebilir. Ama şunu gösteriyor: Tanrı, kilisedeki yalanı hafife almıyor. Kilise, insanların bir araya geldiği bir örgüt değil; Kutsal Ruh'un gerçekten içinde yaşadığı bir topluluktur. Tanrı bu kutsallığı baştan korudu. Korkutucu bir görünüm; ama bu ağırlık olmasaydı, kilise o kutsal temelin üzerinde duramayacaktı.
Bir dakika duralım.4. bölümde Petrus şöyle ilan eder: "Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur" (Elç. 4:12). Bu söz, Hristiyanlığın başka inançlara değer vermediği izlenimini verebilir. Ama Petrus'un vurguladığı şey dışlayıcılık ("yalnızca biz") değil, belirlilik ("tek bu Kişi")dir. Kurtuluşun İsa'da olduğunu ilan etmek, birini itmek değil, umudun nerede olduğunu göstermektir. Ve o umut Yahudi'ye de, diğer uluslara da, hangi geçmişten gelirse gelsin herkese açıktır. Kapı dar değil, tek yerde.
Aklında taşıyacağın sorular
Bu bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
Baskı altında serbest bırakılan öğrencilerin duası "Bizi daha da yürekli kıl"dı. Yakın zamanda kaçmak ya da geri çekilmek istediğin bir an oldu mu? O anda içinden hangi dua yükseldi?
-
Hananya ve Safira insanlara iyi görünmek istedi. İman yolculuğunda Tanrı'nın bakışından çok insanların gözünü gözettiğin bir alan var mı?
Okuma
Şimdi Elçilerin İşleri 4-6. bölümlerini kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity