Günahkârlığımızı gösteren, kapıyı açan Tanrı
Bugün okuyacağın bölüm: Galatyalılar 1-3. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Pavlus, birinci müjdeleme yolculuğunda Galatya'da (bugünkü güney-orta Türkiye) kiliseler kurdu. Ama o ayrıldıktan sonra Yahudiye'den gelen bazı öğretmenler bu kiliselere gelip şunu söylemeye başladılar: "Yalnızca İsa'ya iman etmek yetmez. Gerçek bir iman edenin sünnet olması ve Musa'nın Yasası'nı tutması gerekir." Özetle iddia şuydu: İsa'ya imanın üstüne bir de Yasa'yı eklemek şarttı.
Bu haberi alan Pavlus bir mektup yazar. O dönemin mektupları genellikle alıcıya yönelik bir şükran selamıyla başlardı. Galatyalılar'da ise bu yoktur. Bir selamlama bile olmadan doğrudan azarlamaya girer. Bu bile Pavlus'un ne kadar acele ettiğini gösterir.
1. bölümde Pavlus önce elçilik yetkisini savunur. Duyurduğu müjdeyi insanlardan öğrenmediğini; Şam yolunda doğrudan İsa Mesih aracılığıyla bir vahiyle aldığını söyler (Galatyalılar 1:12). Bir zamanlar kiliseyi acımasızca zulmedenin kendisini Tanrı doğmadan önce seçip kayrayla çağırmış olması — elçilik savunmasının sonunda yine kayra anlatısına çıkması dikkat çekicidir.
2. bölümde ise Antakya'da yaşanan bir olayı gündeme getirir. Petrus normalde uluslardan olan imanlılarla birlikte rahatça yemek yerdi; ancak Yeruşalim'den Yakup'un gönderdiği kişiler gelince birdenbire onlardan uzak durmaya başladı. Sünnet olmuş Yahudilerin gözünden korkuyordu. Pavlus bunu açıkça düzeltir: bir kişinin aklanması Yasa'nın gereklerini yerine getirerek değil, yalnızca İsa Mesih'e iman ederek olur (Galatyalılar 2:16). Petrus müjdeyi sözle inkâr etmemişti ama davranışıyla inkâr ediyordu.
Okurken şuna dikkat et
3. bölümde Pavlus İbrahim'i öne çıkarır. Yahudilerin en yetkili atası olarak gördüğü kişidir. Tanrı, İbrahim'i Yasa'dan yüzlerce yıl önce, sünnet olmadan önce bile zaten aklanmış saydı (Galatyalılar 3:6). İbrahim inandı; Tanrı bunu ona doğruluk saydı. Kurtuluşun ilkesi İbrahim'den bu yana hep imandı.
Peki Yasa neden verildi? Pavlus, Yasa'nın bizi Mesih'e götüren bir "eğitici" rolü üstlendiğini açıklar (Galatyalılar 3:24). Grek-Roma dünyasında paidagogos dersleri öğreten bir öğretmen değildi. Varlıklı bir ailenin çocuğuna eşlik eden, onu öğretmenin yanına getirip götüren bir köleydi. Yasa da tam böyledir. Yasa günahkâr olduğumuzu gösterir ve bu sorunu kendi başımıza çözemeyeceğimizi bize anlatır. İşte Yasa'nın görevi buydu: bizi Mesih'e yönlendirmek.
Bir dakika duralım.Yasa kötü değildir. Yasa iyidir. Ama Yasa'nın rolü kurtarmak değil, teşhis koymaktır. Bir doktor hastalığı tespit edebilir; ama bu onu iyileştireceği anlamına gelmez. Yasa günahkâr olduğumuzu ortaya çıkarır, ancak o günahı çözemez. İslam geleneğinde kıyamet günü iyi ve kötü amellerin bir terazide tartıldığı inancı vardır. Bu anlayışa göre kurtuluş sonuçta "ne kadar biriktirdiğime" kalır. Ama Galatyalılar farklı bir yol gösteriyor. "Çünkü hiç kimse Yasa'nın gereklerini yaparak aklanmaz" (Galatyalılar 2:16). Kurtuluş terazinin hangi tarafa yattığına bağlı değildir. O terazi dışından gelen bir armağandır. Yasa'nın bizi Mesih'e götürmesinin nedeni de budur.
Ve 3. bölümün sonunda Pavlus şunu ilan eder: "Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz" (Galatyalılar 3:28). Sünnet yalnızca erkeklere özgü bir Yasa işareti olduğuna göre, bu ölçüt temel alınırsa kadınlar ne olacaktı? Pavlus o soruya cevap verir. Mesih'te ulus, statü, cinsiyet fark etmez; iman ederek gelen herkesi Tanrı İbrahim'in soyu sayar (Galatyalılar 3:29).
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
Tanrı'nın önünde yeterince iyi olmak için çabalıyor musun? Kendinin ne kadar yetersiz olduğunu fark ettiğin anlar varsa — Pavlus'un söylediklerine göre bu farkındalık seni nereye götürüyor?
-
Galatyalılar 3:28'deki "hepiniz birsiniz" ilanını okurken içinde ne hissediyorsun? Bulunduğun yerden de o kapının açık olduğunu anlamak sana ne hissettiriyor?
Okuma
Şimdi Galatyalılar 1-3 bölümlerini kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity